Adem Acar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Eğitim
  4. Köleleştirme Döngüsünde Eğitim: Aydınlanmadan Uzaklaşmak

Köleleştirme Döngüsünde Eğitim: Aydınlanmadan Uzaklaşmak

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Köleleştirme, eğitim ve öğretim; bir kısır döngü içinde birbirine zincirlenmiş durumda. Bu döngüyü kırmak, yalnızca “eğitimde reform” çabalarıyla değil, toplumsal yapıyı bütünsel bir analizle ele almakla mümkün olabilir. Ancak bugün Türkiye’de, özellikle çocukların düşünsel ve fiziksel özgürlüğünü baltalayarak onları köleleştirmeye yönelik politikalar güdülüyor. Çocuklar, eğitim ve öğretim yoluyla daha küçük yaşlardan itibaren köleliğe adeta hazırlanıyor.

AKP iktidarına kadar olan dönemde, eğitim ve öğretim sistemi de kusurları olsa da laik, bilimsel bir damara sahipti. Çocukların, gençlerin akıl ve özgürlük temelli bir yurttaşlık anlayışıyla yetiştirilmesine önem verilirdi. Ancak bugün bu çizgi tamamen kırılmış durumda; gericilik ve dinsellik eğitimin merkezine yerleştirildi. Eğitim sistemi artık aklın ve bilimin değil, itaatin ve boyun eğişin mekânı haline getiriliyor.

Bugün eğitim, çocukları adım adım karanlığa götüren bir araca dönüştürülmüş durumda. “Köleleştirme” süreci bebeklikten başlıyor; çocuklara özgür düşüncenin, bilimsel sorgulamanın kapıları kapatılıyor. Dinsel ve cinsel içerikli gerici müfredatlar ile çocukların zihinleri henüz gelişmeden şekillendiriliyor. Dinsel dogmalar, ahlak maskesi altında eğitimin her alanına sızarken, laiklik ve bilim kavramları birer sapma gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Sermaye ve gerici güçlerin ittifakı, çocukları birer itaatkâr birey olarak yetiştirme amacını güdüyor. Eğitimde yaşanan her değişiklik, sermayenin kazancını artıracak, toplumun aydınlanma yolundaki ilerlemesini baltalayacak biçimde tasarlanıyor. Devlet okullarında gerici ve dinsel içerikler yoğunlaştırılırken, paralı ve özel okullar “seçkinler” için ayrılıyor. Bu durum eğitimde derin bir sınıfsal ayrım yaratırken, çocuklar arasındaki eşitsizliği daha da pekiştiriyor.

Bugün, gerici eğitim politikalarının bir sonucu olarak çocuklar “iyi okul” bulma arayışında sermayenin tuzağına düşüyor. Emlakçılar ve inşaatçılar, çocukların geleceği üzerinden rant elde ediyor, veliler “kırk katır mı kırk satır mı” ikileminde bırakılıyor. Ya gerici eğitim sistemine razı olacaklar ya da paralı okullara yönelecekler.

Bütün bunların ötesinde, eğitimde yaşanan çürümüşlüğün yalnızca akademik eksiklikler olmadığını, aynı zamanda büyük bir ahlak ve vicdan sorununa işaret ettiğini anlamak gerekiyor. Serol Teber’in de dediği gibi, ahlak ne “tanrısal bir armağan” ne de biyolojik bir içgüdüdür; toplumsal varlığın bir ürünüdür. Bugün bu ahlaki değerler, dinsel dogmalarla çarpıtılarak çocuklara cinsel istismar gibi korkunç olaylarla gölgeleniyor.

Eğitim sistemi, köleleştirici bir zihniyetle çocukları birey olmaktan çıkarıp sürüleştiriyor. Bireyin özgür düşünmesi, kendini ifade etmesi, haklarını bilmesi istenmiyor. İstenilen şey; biat eden, sorgulamayan, haline razı olan, aklını bir otoriteye devreden bir nesil yaratmak.

Gerçekten özgür, bilimsel ve laik bir eğitim, çocukları gericiliğin zincirlerinden kurtaracak; ancak bu, salt eğitim reformlarıyla değil, tüm toplumsal yapının aydınlanmacı bir perspektifle yeniden inşasıyla mümkün. Çocukların köleleştirilmesine, eğitim ve öğretim yoluyla karanlığa çekilmesine sessiz kalmak, geleceğe ihanet etmekten başka bir şey değildir. Eğitimdeki gericileşmeye ve sermayenin karanlık eline karşı durmak, geleceğin özgür bireylerinin yetişmesi için en önemli adımdır.

Köleleştirme Döngüsünde Eğitim: Aydınlanmadan Uzaklaşmak
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.